0
Aralık 05, 2008, 01:14:46 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Episode 13 Röportajı  (Okunma Sayısı 62 defa)
DirHem
Editör
*
Mesaj Sayısı: 366



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 14, 2008, 10:58:40 ÖÖ »




1- Grubun kuruluşu olan 2001'den bugüne kadar gecen süreci kısaca özetlermisiniz?


Episode 13 2001 yılında Eski vokalistimiz Ozan, davulcumuz Can ve ben Murat tarafından kuruldu. Bu zaman dilimi içinde iki albüm, (Tabula Rasa ve henüz çıkmamış olan Pitch Black) bir split demo ve bir demo yayınladık. Bunların dışında çeşitli şehirlerde 40’a yakın konser ve festivalde yeraldık. Bir çok kadro değişikliği yaşadık ve gruba yeni dahil olan iki elemanımızla (Tolgahan ve Sermet) müzik yapmaya devam ediyoruz.


2- Grubun EP'lerle birlikte 4 albümü var ve beşinci albüm "PITCH BLACK" çıkmak üzere. Sizce hakettiğiniz değeri alabiliyormusunuz maddi ve manevi olarak?

Türkiye'de müzik yapan bir grup olduğumuzu ve şartların bu ülkede çok zor olduğunu varsayarsak Episode 13 diğer metal gruplarına göre hak ettiği değeri kesinlikle alıyor. Türkiye’de albüm kayıt masraflarının yanı sıra albümlerinin çıkması için prodüksiyon şirketlerine para vermek durumunda olan gruplar olduğunu da biliyoruz ve kesinlikle bunu hak etmiyorlar. Episode 13 genelde bu tarz yaklaşımlara maruz kalmıyor tabi ama Türk underground piyasası için üzülüyoruz. Grubu kurduğumuzda hiç ama hiç para kazanamama olasılığının olduğunu biliyorduk ve ister 2-3 ister 10 albümlük bir grup olalım, para kazanma durumunu grubun başarı ya da başarısızlık kriteri olarak görmeyeceğiz. Müziğimizin yeniden üretimi ve müzik konusunda profesyonelleşmek için biraz para kazanmak gerektiğinin farkındayız ama albümlerimiz satılmazsa yani netten download edilirse ve konserlere gelmek insanlara çekici gelmezse şu anki koşullarımızı bile mumla arayacağımız zaman geliyor demektir.


3- Rock müzik yeni yeni kabul görmeye başladı ülkemizde. Metal müzik ise halen gözardı ediliyor. Sizce medyanın ve bazı kesimlerin metal müziğe karşı olan bu tutumu zamanla değişirmi?

Medyadan bahsediyorsak eğer, nerede sermaye var ise medya oradan taraf olacaktır. Yani ekonomik çıkarlar için bağımlı medya sizi yarın sabah yataktan kalktığınızda Pink Floyd t-shirt’ünüzden dolayı satanist de ilan edebilir, altı nokta körler derneği yararına konser verdiğinizde kahraman da ilan edebilir. Metal mevzusuna gelirsek eğer, medyanın metal ve metalciler hakkındaki olumsuz tutumunun çok da değişeceğini sanmıyorum ama metal tam da bu uyuşmazlık durumundan beslenir. Siz beni sevmiyorsanız ben de sizi sevmiyorum deme fırsatı doğurur. Rock müziğin yeni kabul görmesi durumuna da çok katılmıyorum, rock grubu dediğimiz gruplar sadece rock enstrümanları kullanıyorlar ve iğrenç popüler sözlerle suya sabuna dokunmadan, bir duruşları olmadan, siyasi bir iddeaları olmadan altmışların romantik ve sert rocker’larının kemiklerini sızlatıyorlar bence.


4- Rusya turnesi var ilerleyen günlerde. Birçok konser verdiniz, Marduk'un ön grubu olarakta çıktınız. Ülkemizdeki dinleyiciler ile Avrupa'lılar arasında farklar varmı size göre? Çünkü bu müziği özümsemeden, tarihini ve anlamını bilmeden her ne kadar fanatik metalci havasına girilsede bir yerlerde eksiklik olabiliyor dinleyici açısından.

Ülkemizdeki dinleyiciler ile Avrupalı dinleyiciler arasında bir fark var mıdır bilmiyorum çünkü Avrupa’da henüz çalmadık. Ama büyük bir fark olduğunu sanmıyorum yani ne açıdan genelleme yapılabilir ki?. Klasik olacak biraz ama müzik evrensel, Forhekset dinlerken herkes kendine göre bir zevk alıyor. Yaşam standardı açısından Avrupa’nın altında olduğumuz gerçek, bu da onlara orijinal cd alma, daha çok konser izleme vs. gibi şanslar getiriyor tabi. Grup olarak fanatik dinleyici havası aslında bizi biraz rahatsız ediyor. Çünkü muhabbet ettiğimiz fanatikler her işin fanatikliğinde olduğu gibi genelde fos çıkıyor, müziğin tadını çıkartmak ve eğlenmekten ziyade boş işlerle uğraşıyorlar, üretmeden kendilerini bir b.k sanıyorlar.


5- Şarkı sözleriniz genelde Anadolu'nun gördügü sorunlar,acılar ve bizden birşeyler anlatan türden. Ama yinede metal müziğe karşı tutum yıllardır aynı bu topraklarda. Black metal ile ne kadar anlatabiliyorsunuz bu sorunları şarkı sözlerinizde? Sınırları her ne kadar size bağlı olsada Black Metal ile Anadolu kültürü çok farklı şeyler olsa gerek.

Tabula Rasa'nın içeriği genel hatlarıyla eski Türk savaşları ve inançları ile ilgiliydi, şimdiki albüm Pitch Black daha da farklı. Yani sorunlarla ilgili dertlerimizi anlatma ile alakası yok. Black Metal, bakış açısı olarak çok da sınırları belli bir tarz değil aslında, eğer öyle olduğunu düşünseydik çok farklı içerikte çok sayıda grup olmazdı. Sorun aslında biraz şurdan kaynaklanıyor. Dinleyiciler bizden Kuzey Avrupa kökenli temalar bekliyorlarsa bunu yapmanın mantıksız olduğunu düşünüyoruz, çünkü birincisi daha iyi bildiğimiz bir malzeme var, ikincisi de o içerik yüzlerce kez mükemmel olarak yapıldı.



6- Ünlü Black Metal grupların tarihlerine baktığımızda genelde birçok spekülasyon ve fırtınalı dönemler göze çarpıyor. Aykırılık çeşitli yollarla dışa vuruluyor da diyebiliriz ki bazende abartılarak. Sizce Dünyaca ünlü bir grup olmak icin böyle sükse yaratacak olaylar illaki gereklimi metal müzikte? (Burzum, Mayhem gibi grupları örnek verebiliriz)

Burzum, Mayhem gibi grupların tanınmasında yaşanan olayların ve bunun kamuya yansımasının tabi ki çok önemli katkıları olmuştur. Ama asıl nokta o adamların zaten sakat adamlar olması bu hareketleri aman grubumuz tanınsın aman büyüyelim gibi pazar stratejileriyle yapmamış olmalarıdır. Yoksa kimse bu iş için adam öldürmez, intihar etmez, bir yerleri kundaklamaz. Ünlü bir black metal grubu olmak için piskopatça davranmak ya da terörizmle ilgilenmek tabi ki gerekmez. Mayhem, Burzum gibi örnekler her ne kadar mükemmel gruplar olsa da Emperor, Marduk, Watain, Craft gibi sicili temiz olup taş gibi black metal yapan gruplar da en az onlar kadar ünlü.


7- Birçok ülkede kabul gördünüz. En son Arjantin'de bir radyo programında "AYIN GRUBU" seçildiniz. Yeterli destek geldiğinde öncelikle siz ve de diğer yerli metal gruplarımızdan Dünyanın konuşacağı idol bir grup çıkarmı? Eksiklerimiz nedir bu konuda?

Bunu bilmiyorum aslında, umarım bir gün çıkar. Aslında büyük bir grup olabilmek için çok doğru adamların bir araya gelmesi, yeteneklerini birleştirebilmeleri, maddi açıdan rahat olmaları (en azından istedikleri ekipmana ulaşabilecek kadar), demokratik bir toplumda yaşamaları ,hiç denenmemiş müzikler yapmak için tutkulu olmaları ve etkileyici konserler verip turlayabilmeleri gerekir. Bu koşullar gerçekleştiğinde tabi ki çok fazla kişinin idolü olabilecek gruplar piyasaya çıkabilir.


8- Genç gruplara ve müzisyenlere doğrudan veya dolaylı olarak desteğiniz oluyormu? Örneğin Eskişehir'de desteklediğiniz gruplar veya sizden eğitim almak isteyen müziğe yeni başlamış kişiler varmı? Tutumunuz nedir bu konuda?

Bu konuda tutumumuz çok açıktır, kime nasıl yardım edebilecek isek bize getirisini çok da önemsemeden ederiz, yeter ki kafası çalışan insanlarla iletişimde olalım. Grup elemanlarından müzik öğrenmek isteyenler oluyor. Zaman ve para konusunda uzlaşıldığında bildiklerimizi öğretebiliriz.


9- Grubun bundan sonraki uzun vadeli hedefleri ve projeleri nelerdir? Kısaca değinir misiniz?

Pitch Black albümü çıktıktan hemen sonra (eylül 2007) gelen teklifler doğrultusunda çalabileceğimiz her yere gitmeyi planlıyoruz. Bunun dışında üçüncü albümümüzün hazırlıkları ve yurtdışı çalışmaları hızlanacak. Genel hatlarıyla, daha iyi müzik yapmak ve daha fazla yerde çalmak uzun vadeli planlarımızdan.
Logged


Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
MySQL | PHP | XHTML | CSS
Back To Top