0
Aralık 05, 2008, 02:57:35 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mavi Sakal Röportajı  (Okunma Sayısı 40 defa)
DirHem
Editör
*
Mesaj Sayısı: 366



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 14, 2008, 10:56:26 ÖÖ »








1- İlk olarak grubun geçmişini kısaca sizden dinleyebilir miyiz?

1979 yılı sonlarında tohumları atılıp 1980 yılında Tarsus Amerikan Lisesi sınıf arkadaşları olarak fiilen başladık. Bir yetenek yarışması için grup kurmak istiyordum ve arkadaşlarım davulcu olarak Murat'ı önerdiler. O da Kaan'ı getirdi. Bir Kaan daha vardı, solistimiz Kaan Uçak. Bir de Ahmet Ersöz.
Sonra okulda, Tarsus, Adana, Mersin konserlerinden sonra İstanbul'a taşındık.. albümler, konserler, turneler, klipler derken buralara geldik işte..


2- Grup, 92'de ilk albümünü yayınladı ve 93'te ise "MaviSakal 2" piyasaya çıktı. Bir süre sonrada ilk Türk Rock CD'si olarak yayınlandı bu albüm. O dönem için müthiş bir başarı bu. Ve ardından Türkiye turnesinde yaklaşık 116.000 izleyici takip etti sizleri. O dönemdeki şartları göz önüne alırsak böyle bir başarı bekliyor muydunuz?

Hem evet hem hayır.. O günün şartlarına bakınca olmaz gibi geliyordu ama müziği düşününce "tabii ki" diyor insan..


3 - Böyle önemli bir başarının hemen ardından yine 93'te "Tibet Ağırtan gruptan ayrıldı" açıklaması belki de deyim yerindeyse soğuk duş oldu hayranlarınız için. Ara verilen yaklaşık 3 sene ve ardından Finlandiya'da kaydedilen "Mavi Sakal 97/ İki Yol" albümü, birçok önemli ismin desteği ile yayınlandı. Beklenilen başarı sağlandı mı bu albümde?

Bizim her yaptığımız albüm, ülke şartlarına göre bir adım önden gidiyor. Bundan dolayı hakettiği yeri bulması zaman alıyor. Bu yüzden , evet, geç de olsa başarıyı getirdi..


4- Grup tekrar ses getirmeye başlamışken, 98'de "Kan Kokusu" ile çıkılan Türkiye turnesinin ardından 99'da grup yine sessizliğe gömüldü. Ve 2006'ya kadar yine bir suskunluk dönemi. Grubun geçmişindeki bu uzun soluklu aralar kariyerinize nasıl yansıdı size göre? Yani 80'den bugüne yaklaşık 28 sene aralıksız devam etseydiniz Dünya'ca ünlü idoller arasında yer alacak çalışmalara imza atabilir miydiniz? Çünkü her aradan sonra beklenilenin üstünde bir performansla döndü grup.

Kesinlikle evet. Tek şanssızlığımız o zamanlar müziğin ayakta durmamıza yetmemesi. bu nedenle her kes zaman zaman kendi yoluna gidip kendini toparlaması gerekti. Eğer ödememiz gereken bir kira, doyurmamız gereken bir karnımız olmasa idi müziği geçici de olsa hiç birimiz rafa kaldırmazdık.. O zaman da o kaybettiğimiz zamanların hepsi bize güç ve başarı olarak geri dönerdi.


5- "YENİ..DEN!" ile 2007'de sevenlerinizle buluştunuz en son. Bu albüm için neler düşünüyorsunuz? Beklenilen düzeyde olumlu tepkiler aldınız mı? Çünkü geçmişteki o önemli başarılardan sonra beklentiler çok büyük oldu artık sizden.

Maalesef dinleyici sizi sahiplenmeye başlayınca kontrolü de eline geiçrmek istiyor. Bu da yeniliklere sıcak bakmamayı getiriyor. Hal bu ki bizim her yaptığımız albüm en azından bu ülke için br yenilikti. Her albümde aynı eleştiriyi aldık: "Türkiye buna hazır değil"..
Ama biz yerimizde saymak ve hep aynı şeyi yaparak yolumuza devam etmeye çalışmak istemiyoruz. Sanat risktir. Formül değildir. Sanatsal değerler de zaman içinde değişiyor, sosyal değerler de.. He rikisi de müziğinizi etkilemiyorsa, ya yerinizde sayıyorsunuz ya da sokağın sesini dinlemiyorsunuz demektir.


6- Yıllardır müzik piyasasının içinde olmanızla birlikte Uluslararası deneyimi de olan bir grupsunuz. Yurt dışında albüm hazırladınız, konser organizasyonlarıda oldu. Size göre Uluslararası Rock kültürünü göz önüne alırsak ülkemizdeki Rock Kültürü ve Rock Müzik piyasası ne seviyede şu an için?

Artık dünyada iletişim o kadar arttı ki müzik de globalleşme eğilimleri gösteriyor.
Bizim müzisyenlerimiz de bundan nasibini almıyor değil.
Ama sanatta karşılaştırma yapamazsınız.. Yapmaya çalışırsanız bu endüstriyel olur. Materyal olur.
"Picasso, Da Vinci'den daha iyi" diyemizsiniz, bu objetif olur. "Daha güzel" dersiniz, bu da kendi fikrinizdir, doğru olan da budur, ama unutmaylım ki sadece sizin için..


7- Son dönemlerde özellikle birçok festival ve önemli konser organizasyonu ile birlikte yeni yeni gruplar ve genç müzisyenler Rock Müzik piyasasına dahil oldu ülkemizde. Bu jenerasyon hakkında düşünceleriniz nelerdir? Genelde hep birilerine benzetilip özenti damgası yiyor olmaları bir yana, popüler kültürün parasal baskınlığında onlara yeterince özgün çalışma fırsatı sunmayan yapımcılar olması sizce bu genç sanatçıların Dünyaca ünlü müzisyenler olmasını engelliyor olabilir mi?

Dünyaca ünlü olmak için sisteme dahil olmak gerekir. Yoksa ünlü olmak için kanal bulamazsınız. Sistem ise güzel olanın değil güçlü olanın yanındadır. Sisteme dahil olmak ise endüstri şartlarına uymak demektir ki bu da ikilemin adıdır. bu gün dünyada en büyük kanalların(satış ve tanıtım kanallaı) sahipleri kendinden olmayan kimseyi sistemine yaklaştırmıyor. Bu nedenle harcanan ve hiç duyulmayan sanatçı ve eserlerin sayısını tahmin bile etmek çokzor.


8- Ülkemizdeki medyanın Rock müziğe karşı tutumu ortada. Magazinel bir müzik anlayışı içerisindeler. Sizde dönem dönem zorluklar yaşadınız mı tanıtım anlamında? -Her ne kadar artık yaygınlaşan internet bu yükü hafifletse de..-

E tabii.. Biz tüketim malzemesi olmak istemedik hiç bir zaman..


9- Bundan sonraki uzun vadeli projeleriniz hakkında kısa bilgiler verir misiniz dinleyicilerinize? Bir "Best Of" albümü düşünüyor musunuz eski parçalarınıza yeni düzenlemelerle acaba?

Projeler çok ama zaman yok. Bu konuda kendi aramızda bile karara varamadık
Logged


Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
MySQL | PHP | XHTML | CSS
Back To Top